GDO ile Hormonlu Ürünler Arasındaki Farklar

Bazı besinlere ya da hayvanlara hormon uygulaması gdo lu üretim teknolojisinden çok daha önce kullanılmıştır. Bu hormonların tehlikeleri ortaya çıktıktan sonra hormon kullanımını azaltmak üzere gdo lu üretim çalışmalarına geçiş yapılmıştır. Ancak gdo lu ürülerin de potansiyel zararları günümüzde ortaya çıkmaktadır. Gdo lu besin genetiği değiştirildiği için tamamen soy özellikleri değiştirilmiş bir organizmadır. Bitkilerde ya da hayvanlarda kullanılan hormon uygulaması ise bitkinin ya da hayvanın daha çabuk büyümesi ve istenilen verimliliğinin artması yani; daha iri bir hayvan olması ya da daha fazla meyve veren bi ağaç olması üzerine yapılan uygulamalardır. Bu nedenle hormon uygulaması gdo uygulamasından farklıdır. Gdo lu besinde istenilen şartlar genetiği oynanarak yapıldığı için mükemmele yakın bir görüntü vardır fakat hormon uygulaması gereğinden fazla büyüme ya da şekilsizlik gibi sonuçlar doğurur. Bir ürünün hormonlu olup olmadığı anlaşılabilir fakat gdo lu olup olmadığı ilk bakışta ayırt edilebilecek bi özellik değildir.

10 Mart 2011
Okunma
bosluk

GDO Nedir?

gdo 300x225 GDO Nedir?Canlılar doğal süreçleri içerisinde zamanla bir çok değişikliğe uğrar. Bunun amacı yetiştiği ortam koşullarına karşı dayanıklılık kazanmak ve çeşitlenmektir. Fakat bu çeşitlenmeler aynı türden canlılar arasında gerçekleşen melezlenmeyle olur.  Farklı türden canlılar arasında gen alış verişi gerçekleşmez.

Genetiği değiştirilmiş organizmalar; bir canlıya kendi türünden olmayan başka bir canlıdan gen aktarılması sonucu oluşmuş organizmalardır. Bilim adamları yaklaşık 25 sene önce genlerin DNA’dan ayrılarak başka bir canlıya nakledilebileceğini keşfettiler. Ve ilk olarak “Flavr Savr” domatesini ürettiler. Bu ürürnün en önemli özelliği çok uzun raf ömrüne sahip olmasıdır.

Genetiği değiştirlmiş organizmalar pek çok amaç için üretiliyor. Bunların başında verimliliği, besinin dayanıklılığını ve soğuk-sıcak ortam koşullarına tahammülünü  artırmak, gıdanın besin değerini yükseltmek geliyor. Yani transgenik organizmanın üretilme amacı her şartta daha uzun süre raf ömrüne sahip dayanıklı ve istenilen özellikleri iyi yansıtabilen besinler üretmektir.

8 Mart 2011
Okunma
bosluk

Ruşeym Nedir? Faydaları Nelerdir?

ruseym739x393 300x159 Ruşeym Nedir? Faydaları Nelerdir?Buğday özü olarak da bilinen ruşeym buğdayın en tepesinde bulunan embriyosudur. Ve bu madde, tohumda üreme çimlenmeyi sağlar. Her yaşta insana önerilen bir besin olan ruşeym Avrupa ülkeleri ve ABD’nin aksine ülkemizde çok tercih edilmemekte. Bu besin maddesinin fiyatının yüksek olması bu duruma zemin hazırlamaktadır.

Buğdayın una dönüşmesi sürecinde bir ton buğdaydan sadece bir kilogram elde edilen ruşeymin 250 gramı 5 liraya satılıyor.

Peki E vitamini deposu olan ruşeymi nasıl tüketmeliyiz?

Baharat olarak da kullanılabilen ruşeym, bir çok yemek tarifinde mevcut. Bunum dışında soğuk süt ve ya yoğurda da eklenip, kuru ve ya taze meyvelerle zenginleştirilebiliyor.

Gelelim ruşeymin faydalarına. İçerdiği E vitamini sayesinde vücutta hücre zarının dayanıklılığını sağlar. Böylelikle bağışıklık sistemini destekleyerek kanser riskini azaltır. Pıhtı oluşumunu engelleme etkisiyle, kan akışını hızlandırıp diyabetli hastalarda damar tıkanıklığı ve kalp hastalığını önler. Ayrıca doğal afrodizyak özellide bilinen ruşeymin yakın zamanda vitamin tabletleri çıkarılmaya hazırlanıyor.

Buğdayın embriyosu diye nitelendirilen bu besin maddesi kısırlık tedavisinde etkin olarak kullanılıyor. E vitamini içeriğiyle ciltte kırışmayı geciktiriyor ve sinir sistemine olumlu etki gösteriyor. Bunun dışında göz sağlığı için de çok önemli olduğu biliniyor.

Fakat buğdayda bulunan glutein proteinine karşı vucüdun geliştirdiği bir tepki olan çölyak hastalığına sahip olanların ve lif kullanımında sakınca bulunanların ruşeymi tüketmesi kesinlikle tavsiye edilmiyor.

5 Mart 2011
Okunma
bosluk

Msg Hangi Gıdalarda Bulunur?

Özellikle cipslerde bulunan mono sodyum glukomat bir çok hazır gıda maddesinde karşımıza çıkıyor. “Hiçbir koruyucu madde içermez” sloğanıyla satışa sunulan ürünlerin bile içeriklerine bakıldığında msg yi görebiliriz.

Verdiği lezzetin yanı sıra kıvam artırıcı olarak da kullanılan bu katkı maddesi hazır köfte harçları, et suyu tabletleri, hazır çorbalar, dondurmalar, renkli yoğurtlar ve benzeri bir çok üründe de var.

msg Msg Hangi Gıdalarda Bulunur?

1 Mart 2011
Okunma
bosluk

Msg’nin zararları nelerdir?

İçeriğinde bulunduğu yiyeceklerin tadının beyin tarafından lezzetli olarak algılanmasını sağlayan msg insan sağlığını tehdit ediyor. İşte mono sodyum glutomatın sağlığa zararları :

  • Alerji
  • Hiperaktivite
  • Diyabet
  • Dikkat bozukluğu
  • Depresyon
  • Göz problemleri
  • Kulak ve baş ağrıs
  • Cilt problemleri
  • Uyku düzensizliği
  • Sinir sistemi rahatsızlıkları (Parkinson, alzheimer)
  • Epilepsi
  • Göz retinası hasarı
  • Nazal polip
  • Hormon bozuklukları
  • Böbrek ve karaciğer bozukluklar

Msg hamilelerde plesanta zarından geçebildiği için bu madde aynı etkilerle bebek sağlığını da tehdit edebiliyor.

1 Mart 2011
Okunma
bosluk

Msg Nedir?

cin tuzu 300x224 Msg Nedir?

msg

 

Son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz msg (mono sodyum glutomat) özellikle hazır gıdalarda kullanılan bir katkı maddesidir. Üreticiler mono sodyum glutomatı tatlı tuzlu demeden her çeşit gıda maddesine ekliyor. Çok zararlı olan bu madde yediğimiz yiyeceklerden daha çok lezzet almamızı sa

ğlıyor. Msg eklendiği gıdaya tat vermekten ziyade gıdanın sahip olduğu asıl lezzeti ön plana çıkartıyor. Bunu da tat almamızı sağlayan salgı bezlerini artırarak yapıyor.

Glutomik asit vücut tarafından da sentezlenebilen elzem olmayan bir amino asittir. Vücutta serbest ve bağlı formda bulunan msg sadece serbest for

mdayken besinlerin tadına etki edebiliyor. Birçok meyve sebze ve et ürününde bulunan glutomat gıdalara sonradan da eklenebiliyor.

Msg çin tuzu olarak da bilinir.

1 Mart 2011
Okunma
bosluk

2011 Yılı Tarım Destekleri

Tarım sektöründe üreticilere verilecek olan 2011 yılı tarım desteklerinin esasları belirlendi. Konuyla ilgili olarak Çanakkale Tarım İl Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, geçen yıllardan farklı olarak çevirme melezlemesi yapan yetiştiricilere hayvan başına 150, organik hayvancılık yapanlara anaç sığır için 112,5, koyun ve keçi için 7,5, arı için kovan başına 3,5 lira destekleme ödeneceği belirtildi.

Bu yıl ilk defa yurtiçinden temin edilerek besi süresini tamamlamış ve Türkvet’e kayıtlı erkek sığırlara hayvan başına 300 lira verileceğinin duyurulduğu açıklamada şunlar kaydedildi: “Türkiye Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli’ne göre fark ödemesi desteği belirlenen havzalar ayçiçeği, kütlü pamuk, soya fasulyesi, kanola, dane Mısır, aspir, zeytinyağı, buğday, arpa, çavdar, yulaf, tritikale, çeltik, kuru fasulye, nohut, mercimek gibi 2011 sezonunda üretilerek satılacak mahsulleri kapsamaktadır. Bu kapsamda zeytinyağına fark ödemesi kilo başına 30′dan 50 kuruşa yükseltildi.”

1 Mart 2011
Okunma
bosluk
organik tarım Son Yazılar FriendFeed