Organik meraklısı ünlüler!

Tekirdağ taraflarından büyük miktarda arazi satın alan Erdoğan’ın organik tarım macerası bizlere haberin çıkış fikrini verdi.

60 dönümlük organik çiftlik aldı

Oyuncu, yönetmen, yapımcı ve senarist kimliklerini bir arada taşıyan Yılmaz Erdoğan, kazandığı paraların bir kısmını organik tarıma yatırmaya karar vermiş gibi görünüyor. Tekirdağ’a bağlı Uçmakdere Köyü’nden 60 dönüm araziyi 3 milyon liraya alan Yılmaz Erdoğan, buraya çiftlik kuracak; organik tarım yapıp ticarete atılacak. İnsanlara sağlıklı ürünler sunmak adına bu işe giren Erdoğan’ın yumurtadan ete birçok ürünü çiftliğinde yetiştireceği konuşuluyor. Tekirdağ’ın Şarköy ilçesindeki Uçmakdere, eski bir Rum köyü. Marmara’nın kıyısındaki Işıklar Dağı’nın eteğinde. İstanbul’a 200 kilometre uzaklıkta. Tepeler aşıp, virajlı yollar geçtikten sonra ulaşılıyor. Bu zahmetin sonucunda karşınıza eski Rum evleri ile süslü bir masal köyü çıkıyor…

Hülya Koçyiğit
Evinin bahçesine sebze ekti

Yeşilçam’ın efsane isimlerinden Hülya Koçyiğit, organik gıda sektörüne adımını torunu Neslişah Alkoçlar sayesinde atmış. Zekeriyaköy’deki evinin bahçesine sebze ekerek organik tarıma başlayan Koçyiğit, torunu Neslişah’ın organik gıda sektörüne girmesiyle bu işin kendisi için hobi olmaktan çıktığını söylüyor. Koçyiğit’in bu işi ne kadar ciddiye aldığı yine kendi sözlerinde gizli: “Organik tarım için evimin bahçesindeki basketbol sahasını sebze ekeceğim bir alana çevirdim. Temiz toprak gerekiyordu, Karadeniz’den toprak getirttik. Yedi yılda toprak kendi kendini temizledi. Kışın bulduğum her organik ürünün patates, elma gibi kabuklarını bahçedeki alana attım. Onlar çürüdü ve doğal gübre oldu. Hiçbir şekilde ilaç ya da suni madde koymadım. Domates, biber, kabak, nane, roka, biber, turp, salatalık, maydanoz gibi çok sayıda ürün yetiştirmeye başladım. Bazen o kadar çok domates oluyor ki, ailenin diğer üyelerine ve arkadaşlarıma da dağıtıyorum.”

Hande Doğandemir
Katkısız ürünlerin müdavimi

Yılmaz Erdoğan’la yeniden alevlenen organik tarım tutkusuna kendisini kaptıran isimlerden biri de, güzel oyuncu Hande Doğandemir. ‘Güneşi Beklerken’ dizisiyle hayatımıza giren oyuncu, organik beslenme konusuna ticaret gözüyle bakmıyor belki ama sofrasına koyduğu ürünlerin ekolojik pazarlardan alınmış olmasına özen gösteriyor.

Halit Ergenç
Doğal beslenmeye özen gösteriyor

Yeni yayın döneminde bir dizi projesiyle yeniden ekranlara döneceği konuşulan Halit Ergenç’in ‘Muhteşem Yüzyıl’ sonrası performansının nasıl olacağı herkesin merak konusu. Ergenç, kendisine verdiği dinlenme sürecinde dizinin yoğun temposunu atmak için ailesiyle vakit geçirip zihnini boşaltırken, bedenini rahatlatmak adına da organik beslenmeye özen gösteriyor. Alışverişlerini organik pazardan yaptığını söyleyen Ergenç, çocukluk yıllarından beri doğal beslenmeye özen gösterdiğini belirtiyor ve oğlu Ali için de aynı özeni gösterdiğini belirtiyor.

Erol Evgin
Polonezköy’deki bostanından besleniyor

Türk pop müziğinin yaşayan efsanelerinden Erol Evgin’in her dem fit ve yakışıklı görüntüsünün altında organik beslenmeye dikkat etmesi yatıyor. Polonezköy’de geniş bir arazi içinde kurduğu çiftlik evinde tamamen doğal ve günlük yaşamın stresinden, kirinden uzakta yaşayan Erol Evgin, çiftlik arazisindeki bostanında yetiştirdiği ürünleri afiyetle yiyor. Evgin, “Her şeyimizi bostandan karşılıyoruz. Tavuğumuzu bile kendimiz yetiştiriyoruz. Bazen şarkılarıma bile bu yer ilham kaynağı oluyor” şeklinde konuşuyor.

22 Haziran 2015 Saat : 4:48
Okunma
admin
devamını oku

Muş’ta Çilek Bahçelerine Bir Yenisi Daha Eklendi

Muş’ta Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, kadın çiftçilere yönelik “Tarımsal Yayım Projesi” kapsamında merkeze bağlı Karaköprü köyünde bir bahçe daha oluşturdu.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, kadın çiftçilere yönelik “Tarımsal Yayım Projesi” kapsamında 2013 yılında 11 çiftçi kadın ve 2014 yılında 11 çiftçi kadına toplamda 16 dekar kurulan çilek bahçesi bu yıl da artarak devam ediyor. Proje kapsamında merkeze bağlı Karaköprü köyünde yeni bir çilek bahçesi daha oluşturuldu. Çilek bahçesinin oluşturulmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ergün Çolakoğlu, Müdür Yardımcısı Mehmet Gündoğdu ve kurumun teknik personelleri ile köy halkı katıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca, 2013 yılında proje illeri arasına alınan Muş, kadın çiftçilere yönelik “Tarımsal Yayım Projesi” kapsamında çilek yetiştiriciliğine bu yıl 37 çiftçi daha eklendiğini belirten Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ergün Çolakoğlu, “2013- 2014 yıllarında da toplamda 22 kadın çiftçiye çilek fidesi verilerek ekiminden, hasadına kadar teknik personellerce titiz olarak takip edilen süreçte başarılı sonuçlar alınmıştı. 2015 yılında ise, 27 çiftçi kadın seçilerek toplamda 13,5 dekarlık çilek bahçesi kurularak çilek yetiştiriciliği yaygınlaştırılmaya devam ediliyor. Bunun dışında İl Özel İdare Genel Sekreterliği ödeneği ile de birer dekarlık yine ilimizin muhtelif yerlerinde 10 bayan çiftçimize olmak üzere ilimizde toplam 59 kadın çiftçimize çilek bahçesi projesi uygulamış bulunmaktayız” dedi.

Yeni kurulan bahçelerde bu yıl yeni bir değişiklik yaparak hastalıkları önleme, tat ve aromayı iyileştirmek amacıyla sürekli gözetim altında tutuklarını ifade eden Çolakoğlu, “Ayrıca bu yıl kurulan yeni bahçelerde teknik personellerimiz ve kadın çiftçilerimizle, toprak kaynaklı hastalıkları önlemek tat ve aromayı iyileştirmek amacıyla sürekli gözetim altında olacaktır. İlimizde çilek yetiştiriciliğine yeni başlanmış olmasına rağmen üreticilerimizin başarılı olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda da artarak devam edeceğine inancımız tamdır. Muş’ta çileği marka haline getirmek istiyoruz. Çünkü her ilin bir ürünle öne çıkması gerekiyor. Muş’ta bunun üzerine yoğunlaşmamızın sebebi; bu ilimiz, zirai ilaçlar konusunda çok fazla kirlenmemiş bir toprak yapısına sahip olduğu için burada üretilen çileklerimiz, organik diyebileceğimiz şekilde çünkü gübre kullanmıyoruz, zirai ilaç kullanmıyoruz sadece dikim zamanı organik olarak kullandığımız bir gübremiz var. O sebeple aroması ve florası çok iyi olan bir ürünümüz” şeklinde konuştu.

22 Haziran 2015 Saat : 4:45
Okunma
admin
devamını oku

Ticaret Borsası gıda tahlil laboratuvarını yaptırıyor

Temeli Ramazan Bayramından sonra atılacak bina 500 bin liraya mal olacak.

TURGUTLU Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Orcan 10 yıllık hayaline kavuşuyor.

Organik tarımın artık dünya standartlarında yerleştiğini belirten Orcan: “Biz çok geç kaldık. Mutlaka çiftçiyi, köylüyü, üreticiyi bilinçlendirmemiz gerekiyor. Kalkınabilmemiz için mutlak organik tarımın hayata geçmesi gerekir. Her yıl köylünün, vatandaşın yani üreticinin toprak tahlillerini yaptırması gerekiyor. Hiç kimsenin boş yere ya da gereksiz gübre kullanmaması gerekir.” dedi.

Orcan sözlerine şu şekilde devam etti: “Ticaret Borsasının Turgutlu Gıda Çarşısındaki 577 metrekarelik boş arsası var. Buraya Gıda tahlil laboratuvarı yaptıracağız. İmar tadilatları Manisa Büyükşehir’den geçti. Şuan Turgutlu Belediyesi’nde askıda bekleme süresini bekliyor. Nasip olursa bayram sonunda laboratuvarın temeli atacağız.”

Gıda tahlil laboratuvarının 577 metrekarelik alanda yapılacağını belirten Orcan: “Binanın ikinci katına da mescit yapılacak. Binanın tahmini yapım bedeli 500 bin lira. Yaklaşık ilk etapta 7 ile 10 kişi çalışacak. İşletmesini ise Turgutlu Belediyesi ile ortak yapacağız bir aksilik olmazsa.” dedi.

Gıda tahlil laboratuvarınında toprak, su tahlilleri yanında salamuranın hedeflendiğini kaydeden Orcan: “Üretici ile sanayici arasında köprü olacağız. Gediz’de temiz su akmıyor. Vatandaşımız tehlikeli su kullanıyor. Vatandaşın kullanacağı artezyen sularından dahi alınacak numunelerle suların tahliliği burada yapılıp çiftçiye çözüm üretilecek, yol gösterilecek. İnsanlarımız çok gereksiz gübre kullanımın önüne geçebilmek için yine alınacak toprak numuneleri, burada tahli edilip mühensilerin görüşleri doğrultusunda çözüm üretilecek. Aynı zamanda İlçemizde 503 bin hektar tarım arazi mevcut, bunun 267 bin hektarı 1.sınıf taramı alanı. Bu bağlamda bağlardan dolayı ilçemizde salamuracılıkta yoğun ancak bunların dünya piyasasında değer kazanması için üzüm asmalarının da tahlilini yaptırıp çiftçilerimizin ürünlerinin değer kazanması lazım. Sonuçta hedeflerimiz naturel tarım, iyi tarımi organik tarım.” şeklinde konuştu. Doğan ÇİZMECİ

22 Haziran 2015 Saat : 4:44
Okunma
admin
devamını oku

Organik diye satılan gıdaların çoğunun sertifikası yok!

Günümüzde beslenmede bilinçlenmeyle birlikte birçok kişi, organik gıdalara yöneliyor. Prof. Dr. Nevzat Artık, organik gıda konusuyla ilgili tüketicilerin yanıltıldığını söylüyor.

Piyasada organik gıda miktarının çok yüksek olmadığını iddia eden Artık’a göre ‘organik’ diye satılan gıdaların birçoğunun sertifikası yok. Yani organik değil. Sokak sütünün organik diye satılmasıyla brusella hastalığının yaygınlaştığını dile getiren Artık, “Sokak sütü satılması halk sağlığı açısından çok risklidir. Medyada özellikle televizyon kanallarında şunu yiyin bunu yemeyin gibi birçok kişi vatandaşları yanlış yönlendiriyor” diyor. Gıdanın uzmanlık isteyen bir konu olduğunu kaydeden Artık, tüketiciyi uyarıyor:

“Bilimsel veriye dayanmayan ‘öyle diyorlar’ gibi saçma tanımlamalarla tüketiciler aldatılmaktadır. Bunlar uzman değil hastaları muayenehaneye sevk söylemleri yapan gıda cahilleridir. Tüm dünya ülkelerinde Dünya Sağlık Örgütü kuralları ve gıda mevzuatı uygulanmaya çalışılarak gıda güvenliği sağlanmaya çalışılmaktadır.”

24 Mayıs 2015 Saat : 9:45
Okunma
admin
devamını oku

Organik Tarım’ın geliştirilmesi hedefleniyor

“Organik Tarım Bilincini Geliştirilmesi” konulu eğitim semineri Valilik Konferans salonunda gerçekleştirildi. Eğitime İl Müdür Vekili Necdet Çiçek, Düzce Üniversitesi Ziraat ve Doğa Fakültesi ve Meslek Yüksek Okulu öğretim üyeleri, öğretmenler, imam hatipler, belediye başkanlığı personelleri, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personelleri, ziraat odası temsilcileri ve üreticiler katıldı.

İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdür Vekili Necdet Çiçek İl genelinde organik tarım faaliyetleri ve projeler hakkında bilgi verdi. Eğitimde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü Organik Tarım Biriminde görevli Ziraat Mühendisi Fatma Mamak tarafından organik ürünlerde tüketici bilincinin geliştirilmesi amacıyla organik ürünler, organik tarıma başlama ve sertifikasyon işlemleri hakkında  bilgiler verildi. Eğitim, katılımcıların sorularının cevaplandırılmasının ardından sona erdi.

20 Mayıs 2015 Saat : 5:15
Okunma
admin
devamını oku

Almanya Organik Tarıma Ağırlık Vermek İstiyor

Almanya Tarım Bakanı Organik tarım alanlarını yüzde 20′lik bir orana çıkarmayı hedefliyor. Ancak yüzde 20′lik Organik tarım alanına ne zaman ulaşılacağı konusunda bir tarih verilmedi.

İlerleyen aylarda Berlin’de Organik sektörü ile bir strateji belgesi hazırlanacak ve ilk sonuçlar 2016 yılında alınacak.

Federal Organik Gıda Ekonomisi Birliği verilerine göre, 2014 yılında Almanya’da 23 bin 900 Organik firma yaklaşık 1 milyon hektar alanda faaliyet göstermiş ve bu rakam tarım alanları içinde yüzde 6,5 oranında bir orana denk düşmüştür. Bu pay 1996 yılında yüzde 2,1 oranındaydı.

Organik tarım Almanya’da 2002 yılından beri desteklenmekte ve 2015 yılı için öngörülen teşvik miktarı 16 milyon Avro’dur.

20 Mayıs 2015 Saat : 5:13
Okunma
admin
devamını oku

Organik gıda boyası nasıl yapılır ?

Evde besin boyası şüphesiz yapılır ? Evde besinlerle besin boyası. Örgensel besin boyası… Evde örgensel azık boyası…

Gülgûn ve Al Organik Boyayı şüphesiz elde ederiz ?

Bu uzvi renkleri koymak için pancar genişlik gani seçenektir. Konserve pancarı veya saf pancarı kaynatarak elde eceğiniz kırmızı keyfiyet tabii ve uzvi ayrımsız al vasıf olacaktır. Çükündür suyu ayrımsız çok yemeğe değişik tıpkı aroma katmaktadır.

Alternatif namına, tıpkısı zamanda ahududu, nar yahut seçme al yemiş kullanabilirsiniz. Kullandığınız bu kırmızı uzvi ürünlerde hemen dilsiz değişimi olacaktır. Bu sebeple hazırlayacağınız yemeğe yahut tatlıya yakışan tadı takip etmek sizin damak zevkinize bağlıdır.

Bu rengi fethetmek için ayrımsız aş damı robotu yahut blender ile ezerek sonrasında elek veya tülbent kullanarak renkli hazır para dışarı süzerek sunma sıcaklık halde elde edebilirsiniz.

Elde ettiğiniz al örgensel boyaya yapacağınız ürüne göre süt veya benzer tıpkısı hasep açıcı kullanarak rengini da açmanız yani pembe aynı ulam elde etmeniz mümkündür.

Turuncu

Yeregeçen bu konuda şeftali ile mikserden çekilerek turuncu tonunu elde edebileceğiniz ve tatlılarda kullanabileceğiniz bildirme mebzul alternatifdir. Tadı ve rengi üstüne tek şüpheniz olmasın.

Soluk

Soluk amacıyla bahar elde etmek arz kılgı yöntem. Safran çiçeği ve hint safranı tozu hem farklı bir hoş koku hemde çok sunturlu aynı nitelik oluşturur. Fakat bu baharatların kilolu olması sebebi ile biraz mütekait bir çalışmadır. Safranı dondurulmuş krema ile mixerden geçirip elde edeceğiniz renge inanamayacaksınız. Yoğunluğa ve renge bakarak mahlut tamamen sizin insiyatifinizde olmalıdır.

Tumeric(zerdeçal) hafif tıpkısı hint baharatıdır ve ilmî adına inflamasyon ve kansere alın koruyucu, işkembe ülseri iyileştirici ve yangı olan hastalarda oksidatif özelliği bir zamanda çayınında rahatlatıcı ayrımsız özelliği vardır.


Yeşil

Sürekli çocuklara yeşil göveri takviyesi ödeme yollarını arıyoruz. Bu hazırlayacağınız kokteyl temelinden yukarıda paylaştığımız kabilinden dondurulmuş krema ve gailesiz ıspanağı mixer yardımı ile karıştırıp önemli yeşil aynı örgensel yeşil elde edebilirsiniz.

Mavi ve Mor

Ve son kendisine, bu pres ikili. Semavi ve mor az buçuk baskı kabil amma banko mümkündür. Gülgûn ve al başlığı altında tarif edildiği kadar, keçi yemişi ve bük, benzeri işlemde kullanılabilir.

Mor organik besin boyası için sunma ideal göveri lahanadır. Kırmızı dürme, mor ve gökçe hem dahi besin boyası tahsis etmek amacıyla kullanılabilir. Lahanayı kesmeden etraflı süre kaynatırsanız ortaya çıkacak mor renge inanamazsınız.

Bir almaşık kaynatma ise yavaş yavaş kabartma tozu ile karıştırarak kaynatma şeklidir.

Yukarıda saydığım organik renklere erişme yöntemlerinde elde edeceğiniz uzvi gıda boyalarını hem tatlı hem dahi tuzlu hazırlayacağınız gıdalarda kullanabilirsiniz.

17 Mayıs 2015 Saat : 9:57
Okunma
admin
devamını oku

Hangi Besinler Kan Yapar?

Kansızlığın farklı türleri olduğundan bahsetmiştim. Dört ana başlıkta özetlemek gerekirse kansızlık, 1) vücudun yeterli miktarda kırmızı kan hücresi üretmemesinden, 2) mevcut kırmızı kan hücrelerinin sayısının azalmasından, 3) kan kaybı, demir minerali bakımından zayıf beslenme ve 4) kronik hastalıklar, kurşun zehirlenmesi veya çeşitli böbrek rahatsızlıkları nedeniyle oluşur. Bu üçü arasında en sık görüleni yetersiz demir nedeniyle kırmızı kan hücresi üretiminin azalmasıdır. Her anemi türü için tavsiye edilen “kan yapıcı yiyecekler” aşağı yukarı aynıdır.

Demir Çeşitleri: Kırmızı kan hücresi üretimi için hayati önem taşıyan demirin “heme” ve “non-heme” olarak iki farklı çeşidi bulunmaktadır. Heme demir, hemoglobin içeren hayvansal gıdalarda (kırmızı et, balık ve kümes hayvanlarında, non-heme demir ise “et olmayan” kaynaklarda bulunan demirdir. Heme ile non-heme demirin temel farkı, et ürünlerinden alınan demirin yaklaşık %15-35 vücut tarafından emilirken, et kaynaklı olmayan non-heme demirin %2-20 kadar vücut tarafından emilebilmektedir. Non-heme demir C vitamini bakımından zengin gıdalarla (turunçgiller, lahana, çilek ve brokoli) alındığında vücut tarafından emilme oranı artar.

Demir çeşitleri ile ilgili bu kısa bilgiden sonra halk arasında kan yapıcı yiyecekler olarak adlandırılan, demir bakımından zengin ve kırmızı kan hücresi üretimini arttıran besinlere geçelim. Aşağıda yüksek oranda demir içeren yiyeceklerin bir listesi bulunuyor ancak bu liste tüm zengin demir kaynaklarını içermemektedir. Ayrıca listede bulunan bazı gıdalar yüksek kolesterol, yağ ve kalori içerikleri nedeniyle herkesin tüketmesi için uygun olmayabilir. Bu nedenle demir eksikliği yaşıyorsanız sizin sağlık koşullarınıza en uygun beslenme programı için bir uzmana danışmanızı tavsiye ederim.

Kırmızı kan hücresi üretiminde önemli olan demir için tavsiye edilen günlük tüketim şu şekildedir; (Gebelik ve emzirme döneminde günlük demir ihtiyacı artar. Bu dönemlerde alınması gereken demir miktarı hakkında doktorunuza danışabilirsiniz.)

7-12 Ay: 11 mg
1-3 Yaş: 7 mg
4-8 Yaş: 10 mg
9-13 Yaş: 8 mg
15-18 Yaş: 11 mg (E), 15 mg (K)
19-50 Yaş: 8 mg (E), 18 mg (K)
51 Yaş Üstü: 8 mg

Demir Bakımından Zengin Besinler (Et Ürünleri)

Tavuk Ciğeri: 100 gram pişmiş tavuk ciğeri günlük demir ihtiyacının %65’ini karşılar. Olumsuz yönü yüksek kolesterol içermesidir.

İstiridye: 100 gram çiğ istiridye günlük demir ihtiyacının %37’sini karşılar. Olumsuz yönü yüksek sodyum ve kolesterol içermesidir.

Sığır Ciğeri: 100 gram pişmiş sığır ciğeri günlük demir ihtiyacının %36’sını karşılar. Olumsuz yönü yüksek kolesterol ve trans yağ içermesidir.

Sığır Eti: 100 gram sığır eti günlük demir ihtiyacının %11’ini karşılar. Olumsuz yönü doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol içermesidir.

Hindi Eti: 100 gram hindi göğüs eti günlük demir ihtiyacının %82ini karşılar. Olumsuz yönü yüksek sodyum ve kolesterol içermesidir.

Demir bakımından zengin diğer et ürünleri: Ton balığı, tavuk, yengeç, karides.

Demir Bakımından Zengin Besinler (Et Dışındaki Kaynaklar)

Yulaf (Kahvaltılık): 100 gram kahvaltılık yulaf günlük demir ihtiyacının %24’ünü karşılar. Besin lifi, fosfor, selenyum ve manganez bakımından zengindir.

Soya Fasulyesi: 100 gram haşlanmış soya fasulyesi günlük demir ihtiyacının %29’unu karşılar. Fosfor, bakır, magnezyum, K vitamini, besin lifi, protein ve manganez açısından zengindir.

Mercimek: 100 gram haşlanmış mercimek günlük demir ihtiyacının %19’unu karşılar. Protein, fosfor, bakır, folat, manganez ve besin lifi bakımından zengindir.

Barbunya: 100 gram haşlanmış barbunya günlük demir ihtiyacının %12’sini karşılar. Besin lifi, protein, fosfor, manganez ve folat açısından zengindir.

Ispanak: 100 gram haşlanmış ıspanak günlük demir ihtiyacının %20’sini karşılar. Niasin, C vitamini, A vitamini, E vitamini, K vitamini, tiamin, riboflavin, B6 vitamini, folat, kalsiyum, fosfor ve potasyum açısından zengindir.

Et dışında kalan, demir bakımından zengin diğer besinler: Tofu, kuru üzüm, irmik, pekmez, kepek ekmeği, beyaz ekmek, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, fıstık, badem, kuşkonmaz, dereotu, kurutulmuş kekik, kurutulmuş maydanoz, karabiber, kurutulmuş tarhun, kurutulmuş biberiye, keklikotu, kimyon, çemenotu.

Kansızlık İçin Önerilen Vitamin ve Mineraller

Demir dışında kansızlık için, C vitamini (turunçgiller, domates, kavun), B12 vitamini (süt ürünleri, yumurta) ve folat alınması demirin vücut tarafından emilmesini arttırdığı için önerilmektedir.

Kansızlık Belirtileri

Kansızlık (demir eksikliğine bağlı anemi) yavaş ilerleyen bir rahatsızlıktır ve uzun süren demir eksikliğine bağlı olarak görülür. Demir eksikliği kırmızı kan hücresi sayısını hemen etkilemez. Ancak bir süre sonra kırmızı kan hücresi depoları boşalmaya başlar ve hemoglobin değeri normalin altına iner. Doğurma yaşındaki kadınlar, hamile kadınlar, az kilolu doğan bebekler normalden daha fazla demire ihtiyaç duyduğu için kansızlık riskleri yüksektir. Böbrek rahatsızlıkları olanlar, özellikle diyalize bağlananlar, şiddetli adet kanaması yaşayanlar, sindirim sistemi rahatsızlığı olanlar, çölyak hastaları, Chron hastaları, kanamalı mide ülseri bulunanlar bu risk grubundadır.

Kansızlığın en sık görülen belirtileri şunlardır;

  • Güçsüz ve yorgun hissetme
  • İş veya okulda düşen başarı oranı
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Vücut sıcaklığının düşük olması
  • Çocukluk döneminde zorlaşan sosyal ilişkiler
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması
  • Dilin şişmesi (glossitis)
17 Mayıs 2015 Saat : 9:56
Okunma
admin
devamını oku

Gıda güvenliği hakkında ne biliyoruz?

Geçen hafta 5. Gıda Güvenliği Konferansı’nda moderatölük yaptım. Birbirinden kıymetli hocalar ve konuşmacılardan öyle enteresan bilgiler edindim ki, yiyip içtiğimiz, evimize soktuğumuz gıdalar hakkında ne kadar az şey bildiğimi farkettim.

Bizi yanıltacak ürün etiketlerini, doğru bildiğimiz yanlışları,’doğal ürün’ kavramının ne olduğunu, yanıltıcı reklamları ve bütün bunların önüne nasıl geçebileceğimizi konuştuk panelde. Mesela Ali Esat Karakaya sunumunda, bir televizyon kanalının ana haberinde evlerimize soktuğumuz sucuğun içindeki nitrattan bahsedildiğine dikkat çekiyor. ‘Bomba yapımında kullanılan nitrat, evlerimize sucuğun içinde giriyor’ diye anons etti haber spikeri. Haberi duyan milyonlarca insanın kafasında haliyle korkunç bir şey yediğimiz canlanıyor. Halbuki ıspanakta da nitratın bulunduğunu ve vücudumuzun tolere edebileceği miktarda nitratı zaten sebzelerden de aldığımızı açıklıyor Ali Esat hoca. Bu haberi bu şekilde sunmak, insanlarda paniğe sebep oluyor.

Bunun gibi daha nice haberle bizler yanlış ve eksik bilgilendiriliyoruz. Üzerine ‘doğal’ yazısı yapıştırılınca, aldığımız ürünün doğal olduğunu düşünüyoruz. Halbuki ‘doğal’ kelimesi ölçülemeyen birimlerden biri. Ya da üzerinde arı logosu gördüğümüz ürünlerin organik olduğu yanılgısına hepimiz kapılıyoruz. Etiketleri doğru okumayı bilmiyoruz. İşte bu yüzden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca Gıda kontrol ve Laboratuvarları’nda ciddi kontrollerden geçiyor her ürün. Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri ve Gıda Güvenliği Derneği de, yanlış bilgilendirmeye savaş açmış durumda. İnsanlar maalesef kötü haberlere inanmaya daha meyilli oldukları için, işin aslını astarını araştırmadan hemen her söylenene kanıveriyor. Aldığınız ürünlerin güvenilirliğinden emin olmak için tüketici telefonlarından bilgi alabilir ya da bu derneklerle irtibat kurabilirsiniz.

Derya Coşkundeniz

16 Mayıs 2015 Saat : 9:33
Okunma
admin
devamını oku

Dondurmayla İlgili İlginç Bilgiler

* Dondurmanın tarihi milattan önce 2000’lerde buzların meyveyle birleşmesiyle başlıyor.

* Ortaçağ’da işin içine bal ve süt giriyor.

* 19. yüzyılda ilk dondurma makinesinin patenti alınsa da ilk fabrikanın kurulması 20. yüzyılın başlarında gerçekleşiyor.

* Unilever Global Dondurma Ar-Ge’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrew Sztehlo’ya göre endüstriyel dondurma yapmak otomobil üretimine benziyor.

* Dondurmanın bileşenleri: Şeker, yağ, protein, hava, emülsifiyerler ve stabilize ediciler.

* Dondurmanın %50’si havadan oluşuyor.

* Türkiye dondurmayı yaz aylarında tüketme konusunda en ısrarcı ülke. Tüm dondurma satışının %98’i yaz aylarında yapılıyor.

* 2013 yılından beri Algida’nın çocuklara özel ürünlerinde porsiyon başına 110 kalori sınırlaması bulunuyor.

16 Mayıs 2015 Saat : 9:31
Okunma
admin
devamını oku
organik tarım Son Yazılar FriendFeed